BEDAVA İNGİLİZCE SİTESİNE HOŞGELDİNİZ! ANA SAYFA  |  BEGINNER  |  ELEMENTARY  |  INTERMEDIATE  |  ADVANCED  |  CONTACT  | 
   Diltest.com   
Google
Web Bedavaingilizce.com
   
   Ana Sayfa    Pratik İngilizce    Oyunlar    Sözlükler    Kitaplar    Gazeteler    Okuma    Chat    Songs    Radyo    Fıkra    Şiir    Özel Ders İlanları

 01-10   11-20   21-30   31-40   41-50   51-60 
SORU KÖŞESİ
*SORU 40*

Soru:
İngilizceyi hiç bilmiyorum. İngilizce öğrenmek için dersaneye gitme şansım yok. Kişisel çabamla öğrenebilirmiyim? İnterneti kullanmam sınırlı. Ne yapmam gerekir? Tavsiyeleriniz nelerdir?

Hanifi Güzel / Ankara


Cevap:
İngilizceyi öğrenme isteği ve azmi içinde olmanız önemli bir etken. Tabiki kişisel çabanızla ingilizce öğrenebilirsiniz, fakat bu öğrenmenin süreci dersaneye gidememe ve interneti de sınırlı kullanma durumunu göz önünde tutarsak daha uzun olabilir. Edinebildiğiniz her türlü kaynaktan faydalanmaya çalışın. Kitaplar, ingilizce eğitim setleri, öğretmen, arkadaş, internet, vesaire. İçinizde ilgi istek ve azim olduğu sürece mutlaka bir yol ve yöntem bulup onu öğrebileceğinizden hiç kuşkunuz olmasın. Nice kişiler vardır, kursa gider, eğitim setleri alır ama hiç birşey öğrenemez. Kursu iyi takip edemez, eğitim setini kütüphanesinin raf süsü yapar. Nice kişiler vardır ki böyle bir fırsatı yakalayamaz ama kendi çabalarıyla o kişilerden kat kat bilgi sahibi olabilirler. İyi çalışmalar diliyoruz.

*SORU 39*

Soru:
Have, has her zaman kafamı karıştırıyor. Bildiğim kadarıyla 4 zamanda kullanılıyor fakat benim size sormak istediğim geçmiş zamanda ne zaman have - has ne zaman did geliyor hep karıştırıyorum. Teşekkürler. İyi çalışmalar.

Burak Ege / İstanbul


Cevap:
Have-Has fiil olarak sahip olmak, malik olmak anlamına gelir, bazı zamanlarda da yardımcı fiil olarak kullanılır. Have-has'in bazı zamanlara göre kullanımını aşağıda örneklerle gösteriyoruz:

Simple Present Tensede 'have' esas fiil olarak kullanılır.
We have a car.
They don't have money.
She has lunch at 12.00 everyday.
Does he have any brothers or sisters?

Simple Past Tensede 'have' esas fiil olarak kullanılır.
We had a good time in the party
Did you have dinner in the restaurant?
They didn't have any trouble.

Have got- has got ile 'have' yardımcı fiil olarak kulanılır.
I have got a headache.
He hasn't got any money.
She has got some problems.
Has he got a car?

Present Perfect Tensede 'have' yardımcı fiil olarak kullanılır.
I have never been to New York.
We haven't bought anything in the market.
Have you ever read his book?
We have had a good time.

Present Perfect Continuous Tensede 'have' yardımcı fiil olarak kullanılır.
She has been studying English for five years.
Have you been watching the film since 10.30.
They haven't been chatting for two hours.

*SORU 38*

Soru:
İyi günler! Kafama takılan bir soru var acaba bana yardımcı olur musunuz? Quiz 6'da yer alan bir sorunuzu tam olarak anlayamadım. Soru şu :''she remembers the boy's name now''.cümledeki 'now' acaba yanlış mı kullanılmış? Teşekkürler

Seda Torun / Ankara


Cevap:
"She remembers the boy's name now" cümlesinde bir hata yoktur. Sanırım siz NOW zaman zarfının şimdiki zamanda kullanıldığını biliyorsunuz. Böyle düşünmekte haklısınız. 'NOW' zaman zarfı Present Continuous Tense'de kullanılır ve siz doğal olarak "bu cümle 'She is remembering' gibi olması gerekir veya 'NOW' Simple Present tense ile kullanılmaz" şeklinde düşündünüz. İngilizcede bazı fiiller vardır 'remember, forget, understand, like, love, hate, vb.' bu fiiller Present Continuos Tense'de kullanılmazlar. Simple Present tense olarak kullanılırlar ve verdikleri anlam Present Continous Tense gibidir ve bu fiillerle Simple Present Tense olarak kullanırken 'NOW' zaman zarfı ile kullanabiliriz.

*SORU 37*

Soru:
How do you do'nun anlamını ögrenmek istiyorum. Bazıları sadece tanışmalarda memnun oldum anlamında bazıları da nasılsın olarak kullanıyor. Bunun dogrusu nedir? Amerika ve İngiliz ingilizcesine göre fark mı ediyor?

Bora Gökcan / İstanbul


Cevap:
How do you do. ifadesi sadece tanışırken her iki kişinin birbirine söylediği bir söz. ve bu sözü kullanırken soru soruyormuş gibi tonlama yapılmaz ve yazarken de soru işareti konmaz. Yeni tanışmış iki kişinin birbirine söylediği bu sözü Türkçeye çevirirken tabiki benzerlerini bularak çeviririz. Biz Türkçe'de tanışırken birbirimize bazen 'memnun oldum' bazen de 'nasılsınız' deriz. Dolayısıyla ikisi de bu ifadenin Türkçe karşılığı olarak verilebilir. Amerikan İngilizcesi ya da İngiliz İngilizcesi farkı yoktur. İngilizler tarafından daha yaygın kullanılır ve tanışma esnasında söylenen ilk sözdür. Amerikalılar daha çok 'nice to meet you' ya da 'pleased to meet you' ifadesini tercih ederler.

*SORU 36*

Soru:
Merhaba, Sitenizi çok iyi takip ediyorum. İnşallah en kısa zamanda eksik bölümlerde tamamlanır. İngilizceyi yıllardır seven ama öğrenmek için yeni zaman bulanlardanım. Sorum, çoğul yapmam gereken kelimeleri mesala sonu "ce" (patience) ile biten kelimeye yanlız "s" veya "ty" ile biten kelimeyi ne şekilde çoğul yapacağımın ayrımını nasıl yapabilirim?

Ceyda Göksu / Çanakkale


Cevap:
İngilizce isimleri iki gruba ayırıyoruz. Countable (sayılabilir) ve Uncountable (sayılamaz).
Sayılamayan isimler doğal olarak çoğul yapılamaz. 'Patience' bu gruba giren kelimelerden biridir. Yani çoğul yapılamaz. Bazı isimlerin sayılabilir olup olmadığından emin olmadığımız durumlarda en yakın başvuru kaynağımız sözlüklerdir. Kaliteli her sözlükte bu açıklama mutlaka yer alacaktır.
Uncountable için [U], countable için [C] açıklamasından anlayabilirsiniz.
Gelelim sonu "s" veya "ty" ile biten isimlere, bunlar countable ise sonu 's', 'ch', 'sh' ile biten isimlere 'es' ekleriz. Örnek: glasses, dresses, matches, brushes Sonu 'ty' ile biterse 'y' silinir ve 'ies' eklenir.
Örnek: universities, cities gibi. Bu durum sadece 'ty' için değildir. Benzerleri Baby-babies, fly-flies, cry-cries gibi. Kural şudur. 'y'den önce sesiz bir harf varsa 'y' , 'i'ye dönüşür ve 'es' eklenir. 'y'den önce sesli bir harf varsa 'y' değişmez ve sadece 's' eklenir. Örnek: boys, toys, rays

*SORU 35*

Soru:
İngilizceyi az çok konuşuyorum ancak dinlerken anlamakta çok büyük bir sorunum var. Ne yapmam gerekir?

Ali Doğan/ Ankara


Cevap:
Genelde dinlerken anlayamama her ingilizce öğrenen öğrencinin başlangıçta şikayette bulunduğu bir konudur.
Bir İngilizi, ya da Amerikalıyı başlangıçta anlayamamanız normal, çünkü kullandıkları kelime ve telaffuz ve tonlama almış olduğunuz ingilizce eğitimi doğrultusunda anlama kabiliyetini etkilemektedir.
Öncelikle doğru teleffuz ve doğru tonlama çok önemli, bunu kazanabilmeniz için sesli olan yazılı metinler bulup dinlemeniz ve bunları taklit etmeniz gerekir. Sesli metinleri dinledikten sonra aynısını kendi sesinizden kayda alıp dinlemeniz faydalı olacaktır. Çeşitli metinleri sesli olarak okumanız, mümkünse birine okutup dinlemeniz, ayrıca ingilizce yayın yapan radyo, TV, müzik gibi görsel ve sesli yayınları takip etmeniz de anlama kabiliyetinizi geliştirmenize katkıda bulunacaktır.


*SORU 34*

Soru:
Selam benim sorunum ingilizce kelimeleri nasıl ezberlerim? Hafızamda nasıl tutarım? Ana dil seviyesinde nasıl ingilizce sahibi olabilirim?

Batuhan Göktürk / İstanbul


Cevap:
İngilizce kelimeleri cümle içinde aklınızda daha kolay tutabilirsiniz. Bir kelimeyi cümlede kullanılmış haliyle not alın ve benzerlerini kurmaya çalışın ve bunları zaman zaman tekrar edin. Fırsat buldukca bu kelimeyi cümlelerinizde aktif olarak kullanmaya çalışın.
Örneğin ingilizce yazıştığınız bir arkadaşınıza yazarken o kelimeyi kullanın. İngilizce sohbet odalarında sohbet esnasında kullanın. Mutlaka o kelime hafızanızda kalacak ve kelime dağarcığınıza yerleşecektir.
Kelimeleri kullandıkca ve kullanmaya çalıştıkca, kullanabileceğiniz ortamı oluşturduğunuz ve aktif olarak kullandığınız müddetce ana dil seviyesinde olmasa da oldukça iyi seviyede bir ingilizce bilgisine erişebileceğinizden emin olabilirsiniz. Ana dil seviyesinde bir dili konuşmak o dilin konuşulduğu mekanda, o dili konuşan kişilerle yakın temas halinde olmanızla ancak mümkün olabilir, aksi bir ortamda bunu gerçekleştirmek sadece bir hayal olarak kalacaktır.


*SORU 33*

Soru:
Aşağıdaki 4 cümleden hangisinin passive cümle olduğunu çözemedim. Yardımcı olursanız sevinirim. tesekkurler ve basarilar...
1) As soon as I get this information, you will be able to informed.
2) As soon as I get this information, you will be able to be informed.
3) As soon as I get this information, you will be able to having informed.
4) As soon as I get this information, you will be able to having been informed.

Umut Aksu / Toronto


Cevap:
Passive yapı (Be + verb3) şeklinde formule edilir. Vermiş olduğunuz dört cümlenin ikincisinde bu yapı görülmektedir (Subject + modal + be + verb3). Diğer cümlelerin hepsi gramer olarak hatalıdır. 'be able to' modal'in devamında fill yalın halde olması gerekir . Modallı Aktif ve pasif yapıyı formüllerle şöyle gösterebiliriz.
Aktif yapı : (Subject + modal + verb1) Örnek: You should inform me. (Beni bilgilendirmelisin)
Passive yapı : (Subject + modal + be verb3) Örnek: I should be informed by you. (Tarafınızdan bilgilendirilmeliyim)



*SORU 32*

Soru:
Ingilizcede kullanilan UP kelimesini tam olarak açıklayabilir misiniz? come up, use up, take up, give up gibi.

Muzaffer / Manchester / uk


Cevap:
UP zarfının kullanımı o kadar geniştir ki sözlüğe baktığınızda size 18 tane farklı kullanımı açıklar. Biz bu kullanım farklarını size özetliyoruz.
 1. Yükseğe, yerden yukarıya: Lift up, pick up, come up,
 2. yüksek konumda olmak: be up, fly up,
 3. yaklaşmak: come up,
 4. Kuzey yönünüde: live up North, fly up to Scotland
 5. birine yaklaşmak: come up,
 6. seviyeyi yükseltmek: turn up,
 7. tamamını tüketmek: use up,
 8. eşit parçalara bölmek: divide up,
 9. bağlanmak, katılmak: board up,
10. biraraya getirmek, toplamak: add up, collect up,
11. üst tarafta: side up, way up,
12. dikkat çekmek: come up,
13. üst seviyede: children of ten up, the fifth floor up,
14. yukarı aşağı, ileri geri: up and down,
15. 'ye kadar: up to
16.Sana bağlı: it's up to you,
17. zor durumda: up to one's ears/eyes/neck
18. Yaşasın: Up the Fenerbahçe
Ayrıca give up, take up gibi iki kelimeden oluşmuş fakat tek bir kelime olarak kullanılan phrasel verb adı verilen bu kelimeleri ezberlemekten başka bir cözüm yolunuz yok. Bunların listesini yakın bir gelecekte sitemizde bulabileceksiniz.


*SORU 31*

Soru:
Merhabalar bana few - a few ile little - a little ın farkını açıklarsanız çok sevinirim

Gonca / İstanbul


Cevap:
little ve few olumsuz düşünceler için kullanılır.
Örneğin:
We can't make a cake. We have little sugar. (az şeker var ama yetersiz)
The party was so boring. There were few people.
very little ve very few da kullanılabilir.

a little ve a few ise daha olumlu düşünceler için kullanılır.
Örneğin:
There is a little sugar. We can make tea. ( az şeker var ama yeterli)
We could withdraw our money. They were a few people in the bank.



 01-10   11-20   21-30   31-40   41-50   51-60 

 

copyright © bedavaingilizce.com 2000-2007


| Grammar | Vocabulary | Jokes | Poems | Reading |
| Riddles | Newspapers | Proverbs | Lyrics |